Filmin resmi sayfası
www.beyzaninkadinlari.com/
Hayatında her şeyin yolunda gittiğini
düşünen, psikiyatr kocası Doruk’a aşkla bağlı Beyza
Türker’in hayatı, yaşamaya başladığı tuhaf bilinç
kayıplarıyla altüst olur. Bu arada İstanbul’un çeşitli
semtlerinde bulunan kesilmiş bacaklar yüzünden şehri
seri katil korkusu sararken, cinayetleri araştıran
komiser Okan yeni iş ortağı Doruk Türker ile tanışır.
Doruk Türker bu davada seri cinayet uzmanı olarak görev
almıştır. Komiser Okan ve Doruk seri katili ararken,
Beyza da hatırlayamadığı kayıp zamanlarının peşine
düşer. Polis katilin peşindeyken Beyza da kendi
gerçeğiyle yüzleşir: Öldürülen kurbanlarla arasında
kendisinin bile çözemediği bir ilişki bulunmaktadır.
Beyza’nın Kadınları, bir yandan giderek derinleşen bir
seri katil bulmacası, diğer yandan kişilik bölünmesi
yaşayan bir kadının kendisi ve geçmişiyle yüzleşmesi
üzerine kurulu. Beyza ve Fatih ayrı ayrı iz sürerken,
hikayenin derininde en büyük günahlardan biriyle, bir
insanlık suçuyla karşı karşıya gelecekler.
GEN
7 Nisan 2006 da Sinemalarda
Oyuncular Doğa Rutkay, Yurdaer Okur, Mahmut
Gökgöz, Haldun Boysan, Sefa Zengin
1980 darbesinde annesini kaybeden küçük Deniz, yedi yıl sonra hiç
görmediği dedesinin Ege'deki çiftliğine doğru bir yolculuğa çıkar.
Deniz'in dedesini hiç görmemesinin nedeni dedesiyle babasının
yıllardır küs oluşudur. Hüseyin Efendi, okumaya diye gönderdiği
oğlunun politik olaylara karıştığını öğrenince onu evlâtlıktan
silmiştir. Sadık'ın her şeye rağmen baba evine geri dönüşünün nedeni
Deniz'den ayrılmak zorunda oluşudur; küçük oğlunu babasına emanet
edecektir.
Fikret Kuşkan -
Çetin Tekindor Hümeyra Şerif Sezer - Binnur Kaya Bilge Şen -
Yetkin Dikinciler
Ege Tanman
Yönetmen /Seneryo Çağan Irmak
Hasan Hoca, Bekir’in kirletip terk
ettiği Hacer’i ailesinden korumak için nikâhına aldı.
Ama ona hiç el sürmedi. Bunu Allah’ın kendisine bir
sınavı kabûl ediyordu.
Hoca onca yoksulluğuna rağmen Hacer’e ve dünyaya
getirdiği Fatmacık’a karşılık beklemeden yıllarca baktı.
Bu yaşam, bir gün Hasan Hoca’nın Manisa’nın uzağındaki
yirmi hanelik küçük tren istasyonuna İmam olmasıyla
değişti.
Yönetmen Ömer Uğur'un anılarından yola
çıkarak kaleme aldığı 'eve dönüş' bir dönem filmi. 12
eylül 1980 ihtilalini İstanbul'un kenar mahallelerinde
yaşayan bir işçi ailesinin gözünden anlattığı bu filmi
idam edilen yakın arkadaşı Seyit Konuk'a ithaf ediyor.
Eve dönüş, kendi dünyalarının dışında gelişen önemli
olaylar esnasında küçük hayatların büyük mücadelesini
traji-komik bir dille anlatıyor.
Yönetmen /Senaryo Ömer Uğur Oyuncular Memet Ali Alabora, Sibel Kekilli,
Savaş Dinçel, Altan Erkekli, Cengiz Küçükayvaz ,Perihan
Savaş
Film aile baskısı, gelecek kaygısı,
sınav depresyonu ve bir yandan süregelen yoğun okul
temposuyla birlikte öncelikle okuldaki yazılı sorularını
ele geçirmekle başlayıp, sonrasında işi ÖSS Soru Bankası
soygununa kadar götüren kahramanlarımızın heyecan
dolu hikâyelerini anlatıyor...
OYUNCULAR
İsmail Hacıoğlu ,Yağmur Atacan ,Rüya Önal ,Caner
Özyurtlu , Volkan Demirok Hümeyra ,Altan erkekli ,Güven
Kıraç ,Ayda Aksel ,Zafer Algöz ,Ayşenil Şamlıoğlu
Ali sürmeli ,Tuba Büyüküstün ,Özge Özder ,Itır Esen
,Muhittin Korkmaz ,Nejat Birecik
Nihal Menzil ,Kadir Çöpdemir ,Alpaslan Özmol ,Kaan
Yılmaz ,İbrahim Selim , Betül Alganatay
jean Claude Van Damme
İskender hokkabazdır. Yani aslında
sihirbazdır. Ama onun ve ve çocukluk arkadaşı
Maradona'nın dışında herkez onun hokkabaz olduğunu
düşünmektedir.
İstanbuldan hızla kaçmak zorunda kalan ikili turne
programına Sait'i de dahil ederler. Sait İskender'i
takdir etmeyi yıllar önce bırakmıştır.
Yönetmen : Cem YILMAZ- Ali Taner BALTACI OYUNCULAR: Cem YILMAZ , Mazhar ALANSON , Özlem
TEKİN , Tuna ORHAN Tuncer SALMAN, Ayce ABANA, Bahtiyar
ENGİN, Caner ALKAYA, Gurgen OZ, Kemal İNCİ, Bahri BEYAT
,
İpek BİLGİN
Bir Türk Korku Filmi
Genç ve güzel bir dans öğrencisi olan Eda yaşadığı yasak
ilişki sonucu gebe kalır, ve 16 haftalıkken kürtaj olur.
Yıllar sonra geçmişindeki izleri silmiş olarak yeni bir
hayata başlayan Eda halüsünasyonlar görmeye başlar
ve hayatı çaresizlik içinde devam eder. Onu çok seven
kocası Cenk hiçbirşeye müdahele edemez. Eda'nın
düştüğü çaresizliğin sebebi, yıllar önce yaşadığı travma
değil geçirdiği kürtaj sonucu geride bıratığı
küçük kızıdır.
Nezih bir semtte babası ve dadısıyla
birlikte yaşayan 10 yaşındaki Kerem, yıllardır haber
alamadığı annesinin yokluğu nedeniyle derin ruh
sarsıntıları yaşamaktadır.
Sonunda dadısından annesine ait olduğunu öğrendiği bir
fotoğraf alan Karem, babasının ilgisizliği karşısında
evi terkedip Beyoğlu'nda annesini aramaya başlar.
Kerem, önce annesinin geçmişte yanında kaldığı kadını
bulur; ancak annesini kötüleyen yaşlı kadın yalnızca
Kerem'in umudunu kırar. Kaybettiklerini Beyoğlu'nda
arayan tek kişi küçük Kerem değildir. Yitmişliklerin
başkenti İstanbul'un bu görkemli ama köhne semti, Mecnun
adındaki bir gencin Leyla'sını da saklamaktadır.
Çocukluk aşkının peşinden İstanbul'un yolunu tutan ve
bir yakınının pavyona düştüğünü söylediği Leyla'yı karış
karış Beyoğlu sokaklarında arayan Mecnun, ansızın
karşısına çıkan Kerem'le arasında gelişen sıcak dostluğa
engel olamaz. Üstelik çocuğun koynundan düşen fotoğraf,
Leyla'nın ta kendisidir.